Kids! This the story of how I met your mother tarzinda bir hikaye oldu. Yazan arkadaslar “Osman Melih Gokce” ve “Halil Ersu” ya cok cok cok cok tesekkurler. :))

Tahsin 70 yasindaki halin gozumun onune geliyo da sen bole torunlari almissin dizinin dibine. Eskiden internet nasildi , facebook ve twitter diye bise vardi falan anlatiyosun. Sonra derim bir offff cekiyosun bi cigara yakiosun nerde ah o eskiler, eski kirik dokuk gunlur, hatiralardan kacamazsin deyip iki misra soleniyosun :-) aklina ilk dokunmatik telefonun geliyo. Daha sonra digerleri. Ama ilkler baskadir :)  huzunleniyosun bi kotu oluyosun ve sonra daha eskilere gidiyorsun. nokia 3310 u hatırlıyorsun. antensiz ve titreşimli ilk popüler telefondu. Sonra msn vardı diyosun. Böle birbirimizle dertleşmek için gerizekalı gibi tuşlara basıyorduk diosun. Torunlar klavye ne diye soruyor. Derin bi iç çekiosun ve klavyenin ne olduğunu sölüosun. Daha sonra daha eskilere gidiyorsun ve ilk casio saatinden bahsediyosun. O zamanların en büyük eğlencenin onun ışığını yakmak ve kronometre de salise kısmını 00 yapmak olduğunu sölüyosun. Sonra daha da eskilere gidiyosun aklina bisikletin geliyo. Arkasinda kucuk sari bir bagaj. 3 tekerlekli. Arkaya kamyonlarini, oyucaklarini doldurup doldurup suruyosun. 3 tekerlekli olmasina ragmen yokus asagi cok hizli surdugun icin ara sira dusuyosun. Altinda sort var. Dizlerin paramparca. Cigligi kopariyosun annen komsuda geyigi birakiyo yanina kosuyo. Elinden tutup seni eve getiriyo. Senin boynun bukuk. Sonra gozune bi kosede duran gameboyun takiliyo. İlk gameboyun. Torunlarin heyecanla gozlerinin icine bakiyorlar dede gameboy ne diye. Tetris oyunu aciyosun. O zamanlar rekorun 90. Gameboyuda sensorlu gibi kullanmaya calisiyosun bilincsizce. Tuslara basmiosun. O gun ne olduysa 97 yapip yeni rekorunu kiriosun ve baban sana hediye olarak olarak 9 katlı plastik top alıyor (o zamanlar plastik toplara böyle aptal aptal katlar ifadesi kullanılıyordu diye açıklıyorsun torunlara). Bu top büyük bir olaydı çünkü o top alınana kadar sınıftan zengin bir arkadaşının meyvesuyu yada daha zenginse kola içmesini bekliyorsunuz futbol oynamak için. Içinizden en çok futbol oynamayı seven kişi risk alır ve elini çöpe sokar taze bitmiş meyve suyu kutusunu özenle yuvarlar ve çift kale maç başlar.. çorap yuvarlayınca anne döver kağıt bantlamak da pahalı olduğu için en popüler top oynamak için buydu. plastik top gelince kutunun tahtı sarılır. direkler birinin çantasından oluşur. hatta bazı karşılaşmada top direğin üstünden geçer gider. gereksiz yere dakikalarca goldü direkti auttu diye tartışırsınız. gerizekalıydık yani biraz diceksin. Allah bir Kuran bir yeşilimi tuttum şeklinde bir tekerleme kurarak frikik korner ve penaltı atışlarını kullanabilirsin diceksin.. heheyt…

Tabi aslinda kucuk tahsin kotu top oynuyordur. Mesela boz kalede cizgi uzerindeki topu direge atiyordur yada calim atmaya kalkarken dusuyor kendi kendini sakatliyordur. Ama 9 katli top onun oldugu icin diger cocuklara topu vermiyor "banane benim topum bende oynucam" diyerek takimda yer aliyordur. Kivircik saclariyla ve askili kemeriyle tutturdugu sortuyla , dizine kadar cektigi coraplari ve kunduralariyla ordan oraya kosturuyordur. Ote yandan mahalledeki diger cocuklar kenarda bekleyen bmx marka bisiklete binmek icin tahsine yalvariyor. Nolur tahsin bi tur bende bineyim diye bisikletin pesinde kosturuyorlardir. Ama o da ne tahsin birgun bisikletiyle bakkal necmi amcanin dukkaninin onunden gecerken cips paketinin uzerinde taso die biseyin resmini gorur o anin hayatinin donum noktasi oldugunu ancak yirmili yaslarina geldiginde fark edecektir. Veeee tahsin heyecanla eve kosar annesinin elbisesini cekistire cekistire zorla bakkala goturur ve bir cips aldirir. Ama o da ne cipsten taso cikmaz.tahsin o gece uyku uyuyamaz ve bir yontem gelistirir.  İste o gun kucuk tahsin her cocugun birgun ogrendigi elle cipsi minciklayip yuvarlak bir cisim bulma metodunu gelistirir. O gun  tahsinin yeniden dogdugu gundur. Mıncıklayarak bulma yöntemi mantıklıydı lakin ilk denemesinde poşeti patlatır ve bakkal biraz kızar ona ve zorla o paketi aldırır. Içi yine boştur. Bi yöntemi olmalıydı taso sahibi olmanın bir yolu olmalıydı. O sırada uzaklardan nur yüzlü bir salih abi belirir. Eline bir tane taso verir. ödünç al der daha sonra verirsin. mahallede bir iki çocuğu izlemişti şortlu tahsin o zamanlar. çocuklar yere oturuyor tasoları birbirine vuruyorlardı ve sonra birinden şuna benzer bir tabir geliyordu "üddüm olum seni yada köktüm olum." ne demekti bu. aslında temelde yoyo ya benziyordu. yoyoyu yere atınca geri geliyordu tasoyu da yere atınca diğerini döndürüp kucağına geliyordu. ve 2 haftada bütün mahalleyi soyup soğana cevirdi tahsin. tamam belki sporda yeteneksizdi ama konu taso maso ıvır zıvır futbolcu kartları şeyinde yetenekliydi bebe. O gun salih abi kucuk cocuklarin hep yaninda oldugunu bir kez daha gostermisti. Tahsine verdigi arka yesil renkte olan bir  tasoydu ve sanki onda tilsimli bir guc vardi. Attigin zaman digerlerini almama ihtimalin yoktu. Ama salih abinin yaptigi her isinde bir hayat tecrubesi olur. Tahsin kendi mahallesindeki tum tasolari kokunce karsi mahalleden cocuklarla taso oynamaya baslar. Karsi mahalleye avucunun icinde sikarak terlerttigi tasosula gecerken o anda aci bir fren sesi duyulur. Fabrikator sakip bey tahsin yaslarindaki kucuk kizi zennubeyi okuldan almis eve donerken 1967 mustangiyle kucuk tahsine carpmistir. Tahsinin elinden salih abinin verdigi taso yuvarlana yuvarlana duser.  Sakip bey tahsini arabaya atar  o an tahsinle zennube goz goze gelmistir ve tahsin zennubeye vurulmustur. Tabi zennube de ona bos degildir. Neyseki tahsinin ciddi bisesi yoktur hemen taburcu olur. Ama gelecek cok seylere gebedir. Artik tahsin hergun zennubelerin koskune gitmekte ve orda hic gormedigi seyleri gormekte , tatmadigi seyleri yemekte, bir suru sekerleme  pasta boregi agzina yuzune bulastira bulastira yemektedir. Salih abiyse fabrikator necmi beyin soforu olarak karsimiza cikar bu sefer. Zennube tahsinin elinden tutar. Az sonra sahit olacaklari seyler tahsin icin hayatinin en onemli derslerinden biridir. Zennube koca bir sandik tasoya sahiptir. Ama iclerinde ole bir tanesi vardir ki... Iste o bir mor renkli mega tasodur... Kimsede olmayan bu ozel tasoyu gorunce tahsin coktan planini yapmistir...

Tahsin o zamanlar şortlu boyu uzun lakin aklı kısa bir arkadaşımızdır. onca zenginliğn arasında kıza tav olacağına gitmiştir o mego tasoya tav olmuştur. Inanılmaz güzel bir şeydi onun için. bir gün tahsin zennubeyi parka davet eder. yanında mega tasoyu da ister. Kız da getirir. salıncakta sallanmaya başlarlar. mega taso kızın cebindedir. tahsin iner ve zennubeyi arkadan ittirerek sallamaya başlar. ileri geri ileri geri.. çok hızlı bi sallar kızın tasosu cebinden aşağı düşer. daha kız yavaşlamadan tahsin tasoyu alır kaçar. zennube salıncakta ağlamaya başlar, halbuki tahsini çok sevmişti. tahsin tasoyla kaçarken fabrikatör sakıp beyin şöforu salih hop ensesinden kavrayıverir tahsini. iki güzel söz patlatır kendi halinde salih abi. tahsinin o anda boyunun uzaması durur ve aklı uzamaya başlar. tasoyu alır kıza götürür ve şu sözleri mırıldanır..

"al bu dünya al senin olsun
benim hiç gözüm yok hepsi senin olsun"

zennube şaşkın bakışları arasında ağlamaya devam eder ve tahsin diyerek sarılır tahsine. ve tahsine şu sözleri mırıldanır.

"sanma ki güzelliğin o ipek saçlarında dökülen akla biter,
böyle bir kara sevda kara toprak da biter

Tahsin dede gozleri dolarak anlatiyordu yasadiklarini .tahsin dede Bir yandan tesbihini cekiyor biseler mirildaniyordu.torunlari ise dedelerinin sortlu halini hayal ediyor ve kikirdiyorlardi. Tahsinin ise gozlerinde cok derin bir mana vardi ,sanki zamandan soyutlanmis bedenen orda ruhen ilk aski zennubenin yanindaydi. O gunu hic unutamamisti. Salih abinin kendisine verdigi hayat dersi ve roman gibi bir hayat. Evet tahsin zennubeyi; bu guzel sarisin ,mavi gozlu ayaginda kirmizi ayakkabilari  olan ve mavimsi renkli simli elbiseli, mor tokali kucuk zennubeyi hayati boyunca unutmamisti. Kaderin cilvesi odur ki bir taso tahsinin hayatini degistirmisti. Bir an aklina universite yillarinda izledigi butterfly effect filmi geldi. Sonra hikayenin devamini animsadi.  Evet tahsin ve zennube o halde kac dakika kaldilar nekadar sarildilar hatirlamiyordu. Tek istedigi zamanin hic akmamasiydi ama degilmiki her guzel seyin bir sonu vardi. Tahsinin toz pembe hayal dunyasi fabrikator sakip beyin gelmesiyle bir anda darmadagin oldu ve tahsin mor hulyalarin altinda ezildi. Sakip bey tahsinin yaramazligini duymus ve kizi ile bir daha gorusmelerine izin vermeyecegini soylemisti. Tahsinin kucuk yuregine agir geldi bu aci. Minicik avuclarinda tuttugu bir tutam sac terden sirilsiklamdi. Tahsinin onunde iki yol vardi, ya o anda intihar edecek, ya cok calisip zengin olacak ve sakip beyin karsina "bir zamanlar fakir ama gururlu bir cocuk vardi" diyerek cikacakti. Bir an salih abiye  basvurmaya karar verdi. Bakalim salih abi bu sefer kucuk tahsinin kanayan yarasini tedavi edebilecekmiydi. Tahsin eve boynu bukuk dondu. Kucuk zennubenin ayrilirken attigi cigliklar hala kulaklarindaydi. Hayir onu boyle birakamazdi. Sabah erken kalkti. O zamanlar tahsinlerin evinde telefon yoktu. Ozamanlar daha 7 haneli degil 5 haneliydi. Gitti bir jeton aldi. Ortasindan bir iple sikica bagladi. Sonra telefon kulubesine gitti ortasndan iple bagladigi jetonu atti ve sakip beyin malikanelerinin ev telefonunu cevirdi. Diiiiiit, diiiiiit,diiiiiiit. Acan yok. Diiiit ve kucuk bir kiz sesi alooo ....

alo dedi zennube. sesinin etkisinde tahsin bi an kalakalmıştı. ürpermişti adeta.. doğru olanı mı yapıyordu. zennube ona bir iki gömlek üstteydi. hem tahsinin neyineydi. hemen kapadı telefonu. hızlı hızlı çekti jetonunu geri ve ve jetonun etrafına sarıp elinde dolandıra dolandıra evine doğru yol aldı. en son derin hülyalar içinde bi duvara yaslandı ve acılar içinde bir edayla etrafına bakınmaya başladı. ve bi anda sakallı amca(other salih abi) önünden geçti ve bi bozuk para attı önüne. tahsin şok oldu. niye para verdi durup dururken?  o anda eline baktı. Iple jetonu bi aşağı bi yukarı atıyordu muhteşem bi ahenkle. acaba bu bir sanat olabilir miydi? bu yeteneğiyle para kazanabilir miydi? bilimum yarışmalara katılıp ödül alabilir miydi?. ve ilk kazandığı parayı cebine koydu ve ilerledi. ilerde sakıp beyin karşısına çıkıp bir zamanlar fakir ama gururlu bir genç vardı deme amacını seçmişti. çok zengin olmalıydı tahsin. ve oldu. ilk kazandığı parayla ve sünnet paraları ve bayram harçlıklarıyla ilk profesyonel yoyo sunu aldı tahsin. müsabakalara katıldı, ödül şan ve şöhret sahibi oldu daha 16sında. ve çıktı sakıp beyin karşısına. lakin sakıp bey artık el eteğe düşmüştür. şoförü salih abi kotrolünde fabrika batmıştır ve bi apartman dairesinde kiracı olarak yaşamaktadır. kızı ise düz bir lisede okumaktadır. karşısına çıkar ve o tarihi sözleri söylemek ister. lakin adamın o halini görünce büyük bir erdemlik göstererek adamı inciltmek yerine saygıyla elini öper. sakıp beyin çok hoşuna gider. çünkü sakıp beyi o hallere düşüren aslında kızıdır. kızı ölümcül bir hastalığa sahiptir. ve sakıp bey varını yoğunu kızının tedavisi harcamıştır. lakin paranın musluğu kesilmiştir. tahsin musluğu açmıştır bu sefer. lakin kızı iyileştirmenin hiç bir yolu kalmamıştır. tahsin virane haldeki zennubeyi tekrar görür ve içi sızlar. nelerini vermezdi onun için. ve cebinde yıllardır sakladığı mega tasoyu zennubeye verir. zennube gülümser ve gülümserken öksürür. ağzından kan gelen zennube yaşamını o anda yitirir. tahsin o günden itibaren yoyo ya küser. bırakır o yoyoyu. artık okuyacak büyük bir adam olacaktı. yoyo ise sadece hobi olacak ve gençlere yol gösterecek vaziyette olacaktı.

Hayatta yasanilan her acinin daha sonraki gunlere bir hazirlik nispetinde oldugunu kavradi bir anda tahsin. Kendi kendine soylendi. Evet dedi daha hayatta karsima ne zorluklar , imtihanlar cikicak. Ve degilmiki sabir ilk anda gosterilendir. Tahsin sabretmesi gerektigini dusundu. Zennubenin dramatik olumuyle sarsilmis ama yikilmamisti. Ama siginacak bir limana ihtiyaci vardi. San ve sohret ona cok sey katmisti ama neler koparmadiki ondan. Gittigi her yerde bir parcasini birakti. Adeta parcalandi. Ama toplanamadi. Toplayamadi atomlara ayrilmis hayatini. Zordu evet zennubenin sari saclarini oksayamayacagini dusunmek. Onu gogsune yaslayip siirler okuyamayacagini bilmek. Ve bir mechul hayatin eteklerine tutunmak. Cok az sey bildigini anladi once tahsin. Insanin esref-i mahlukat oldugunu okudu kitapta. Tanrinin bir hazine oldugunu ve bilinmeyi istedigini kavradi. Gencti. Zekiydi ve yetenekliydi. Okuyacak buyuk adam olacakti. Projeleri vardi. Ama once kendini tanimasi gerektigini anladi. Kitaplara verdi kendini. Ama bulamadi. Daglara taslara sordu yine bulamadi kendini. Kayipti , kayiplardaydi tahsin. Ama biliyordu. Aramakla bulunmazdi ancak bulanlarsa yalnizca arayanlardi. Hic vazgecmedi. Kaybedecek neyi vardi ki. Onu kazansindi ona yeterdi. O gun anladi leylasindan vazgecip mevlasini bulan mecnunun hikayesini okuyunca. Allahin neden yeniden insanlar yarattigini kavradi. Her insanin Tanrinin farkli bir sanatinin ayinesi oldugunu bildi. Farkli sanat ama hep ayni imza. Onu bilmeyi istedi. Ama o asla hakkiyla bilinemezdi. O bizim tahayyulumuz neyse onun verasinin da verasindaydi. Yandi tahsin. Pervanenin helezonlar cizdigi ve muma yaklastigi ve onda ipeksi kanatlarini aska feda ettigi karanlikarda kendinden vazgecerek Onda kaybolmayi yegledi. Onu bulan neyi kaybeder ve onu kaybeden neyi bulur. Birbir agirliklarindan siyrildi. Iste sonunda aradigini bulmustu. O bizi istemeseydi hicbirimiz onun sevgisinini asla elde edemezdik bildi. Mephistolar artik tahsine zarar veremez olmus, leylalar tahsinin esginde ask dilenir olmuslardi. Ama tahsin kendisini magaralara issizliklara hapsetmedi. Buyuk adam olmasi gerekiyordu. Ortaokulu gayet basarili gecirdi.  basarilar kazandi tahsin. Biyiklari yeni yeni terliyordu. Vucudunda garip degisiklikler oluyordu, sivilceler pirtliyordu yuzunde .Sehvetin Kana girdigi andan itibaren insanin masumlugunu yitirecegini Grange in daha "koloni" kitabini okumadan bilmemisti. Derken lise yillari. Zor yillar. Gecmis ve gelecek arasida sallanan tahsin. Olimpiyatlara katildi sonra. Matematikde arkadasi halil kadar yetenekli olmasada :) cok parlakti. Madalyalar aldi. Oss ye hazirlandi ve hayatinin tercihini yapti. Evet o bir bilgisayar muhendisi olmaliydi. Kivircik saclari , ed hardy sweatshirtu , levis kotu, guy laroche parfum kokan teni. O artik bogazici universitesinde bilgisayar muhendisliginde okuyan bir universiteliydi.......

previosly on "TAHSİN"

tahsinin casio saati.. ilk aşkı zennube.. saliha abinin taso verişi.. mega tosyu çalarken salih abinin enselemesi.. ilk kazandığı para.. zennubenin amansız ölümü.. ve tahsinin leyladan sonra mevlayı bulması...

tahsin zennubeyi unutamıyordu. torunlarına anlatırken yaşadıklarını içi sızlıyordu. yandaki eskiden kalma bir mp3 player vardı. creative zen touch. ismi zennubeyi hatırladığını için almıştı 15 yaşlarında. ve o sırada şu şarkı çıkmaktaydı.

-bir ihtimal daha var
o da ölmek mi dersin
vuslatın başka alem
sen bir ömre bedelsin.

o gün zennube öldükten sonra cenazeye falan kalmadan uzaklaşmıştı zennubeden. kollarının arasından kayıp gitmişti çünkü. şarkı geldi aklına birden. bir ihtimaldi ölmek ama ya ölmemişse. 20 li yaşlarında aklı başına gelmişti ancak. bütün flashback lere gitti salih abi 23 yaşında. her şey bir puzzle ın parcalarıydı adeta salih abiler etrafını sarmalamıştı ve onu bi yola sokmuşlardı. o yaşlarda feysbukunun bi iletisine nerede o eski facebook" yazmış ve altına iki tane idiot bi ton şey yazmıştı. bu facebook un kaybolmadığını anlatıyordu.. o sırada titreye titreye search kısmına zennubenin adını soyadını yazdı.

"Zennube Sungurlu"
http://www.facebook.com/profile.php?id=100000433556509&ref=search&sid=580278596.1218425255..1

evet oydu ve dipedinçti. sarı saçları edalı bakışlarıyla adeta hayata dönmüştü.pembemsi kazağından tanıdı tahsin onu. zennubenin yurt dışı tedavi sırasında isviçre soğuk olur diye almıştı tahsin. o sırada farid farjaddan track 7 şarkısı çalar arka fonda. facebook hala eski facebook tu eski sevdiklerine ulaşabiliyordu. o iki idiota nasıl teşekkür ediyordu. zennube serpilmiş daha da güzelleşmişti. aklına daha önce nasıl gelmemişti bu. neden böyle olmuştu. demek ki salih abinin bir isteği vardı. demek ki leyladan önce mevlaya bulması gerekiyordu. ve send a massage a tıklayarak şunları yazdı..

Evet hayat surprizlerle dolu derler ya. Tahsin bu sozun dogruluguna simdi daha da cok inandi. Mesaj atmak icin tam klavyenin tuslarina basacakti ki bir an icine vesveseler dolustu. Ya bu o zennube degilse? Sonra dusundu dunyada kac tane zennube sungurlu olabilirki diye. Ve sacma oldugunu dusundu. Sonra onun hayatini mahvetmemeyi dusundu. Kurulmus duzenini  mahvetmemek istedi. O yusuftu zennube zuleyha. O koleydi zennube sahip. Tahsin bedendi zennube ruh. Tahsin sozdu zennube mana. Tahsinin kalbi asktan yana basti. Gonul terazisi "ask " farkiyla saga dogru egildi. Vicdan aynasi pariladadi. Gozunden yaslar akti. Faruid farjad track 7 bitince "badem" grubundan

Dun gece seni ruyamda gordum
Gozlerimde yas kalbimde huzun
Hatirladim dedinki zaman kiymetli
Sonuna geldi verdigin kum saati..

Al gotur beni bu diyardan
Sensiz olmam sensiz olmam...

Sarkisi caliyordu. Tahsinle zennubenin en sevdigi sarkiydi bu. Ortak sarkilari. Evet tahsin pek romantik degildi. Ama sevdigine sadakatle bagliydi. Ve yazmaya basladi. Zennubem dedi. Biricik zennubemmmm. Hatirladin mi beni dedi. Ben oyum. Senin tahsinin. Kucuk ayin :) yildizlari seyrettigimiz gunu hatirladinmi. Hani yildizlar sanki elimizi uzattigimizda tutacagamiz kadar yakindi. Gece aydinlik ve berrakti. Ikimiz birbirimize birer yildiz secmistik. Sen bana kucuk ayiyi ben sana kutup yildizini secmistim. Zaten o zamanlar sadce kutup yildizini biliyordum :-) ama ben neden onu secmistim biliyor musun. Yolumu kaybettigimde seninle yolumu bulmak icin. Hatirladinmi tahsinini? Avuclarimda hala sicakligin var. Unutamadim seni. Ama Tanri benim once kendisini sevmemi istedi. Bunun icin leylamdan vazgecip Mevlami bulmam lazimdi. Sonra leyla gelirdi. Varsin kaybedilsindi leylalar. Ama bak buldurdu seni bana.  Icinden facebook nelere kadir dedi. Aklina iki idiot arkadasi geldi. Bir kezdaha idiotta olsalar ne iyi dostlara sahip oldigu icin tanriya sukretti. Bazen Allah cok kucuk seylere buyuk isler gordururdu. O iki idiotsa habersizdi bundan. Mesajina devam etti. Profiline sana hediye ettigim pembe kazaginla cektirdigin fotoyu koymussun.saclarin yine eskisi kadar sari. Ne cok ozlemisim seni dedi. Tamamlayicim , efendim , anlamim ve buna benzer bisuru sey yazdi. Sonunda emre aydin ve gripinden sensiz istanbula dusmanim sarkisindan bir misra ekledi. Mesajini gonderdi. Tahsinin hikayesi facebook aleminde dolasir oldu. Dillere dustu tahsin. Tahsinin bahtina yanmak dustu. Heyecanla zennubeden gelecek mesaji beklemeye basladi. Ozaman iphonunu yeni almisti. Kulakligini takti muzik dinlemeye basladi. O iki idiot gibi olmak isterdi. Saf temiz masum :). Bilirdiki yalnizca aptallar masumdur. O zamanlar iphoneda push notifications ozelligi yeni aktif olmustu ve evet facebookdan bir push notification aldi. "zennube sungurlu size facebookdan bir mesaj gonderdi". Kalbi kut kut atiyordu. Mesaji okumaya birturlu cesaret edemiyordu. Sonunda acti mesaji. Mesajda sunlar yaziliydi:.......

To be continued…