Birkac gun once Google bir atak yapti ve uzun zamandir beklenen (en azindan benim bekledigim) Google Translator'a Turkce ekledi. Ama tamamen hayal kirikligi. Ben de su an (su an ayri yazilir. :)) Tubitak'da ceviriyle ilgili olan bir bolumde staj yaptigim icin birkac bir sey yazayim dedim.

Ilim ilim bilmektir.
Ilim kendin bilmektir.
Sen kendini bilmezsen.
Ya nice okumaktir.
demis Yunus Emre. Bu dortlugu hic unutamam. Ortaokul'daki tam bir bunak olan muzik hocamizin ogrettigi tek seydi. Websitesi de olsa insan once kendisini bilmeli. Ileride daha guzel bir Turkce'yle karsimiza gelecegine guveniyorum Google. Basarabilirsin.

Aslinda bu ceviri isi cok ilginc. Mesele Tubitak'ta bulunan elemanlar IBM'in MIT'nin ve Japon'larin da katildigi bir ceviri yarismasina iki dalda katiliyorlar: Arapca ve Japonca. Yalniz bunu hazirlayan eleman (ne diyecegimi bilemedigimden eleman diyorum.) ne Japonca'nin p'sini ne de Arapca'nin k'sini biliyor. Ve iki alanda da 1. oluyor. Nasil mi? Yazdiklari kodlarla bilgisayar cevrilmis hazir metinlerden dili kendisi ogreniyor. Daha uzatmaya gerek yok anlasildi yeterince sanirim. :P

Iste burada Google amca sanirim Ingilizce ve Turkce ceviri metinlerini pek fazla kullanmamis. Mesela ilginc bir ornek daha verirsem: "Cracked Application" yani kirilmis program diye cevirebilecegimiz kelime grubunu "uygulama catlak" diye ceviriyor. :)) Asil sensin catlak.

Neyse gece gece daha fazla uzatirsam sacmalamaya basliyorum. Bu kadar yeter, degil mi?